1) zayıflamak: ’Ne yiyip içiyorsun? Zayıf düşmekten korkmuyor musun?’ -N. F. Kısakürek. 2) mec. güçsüzleşmek: ’Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş.’ -Ö. Seyfettin.